Rossano Ferretti, dünyanın en ünlü saç tasarımcısı. Angelina Jolie’den Madonna’ya kadar, Kate Middleton’dan Jennifer Aniston’a tüm yıldızlar saçını ona emanet ediyor. Hürriyet Gazetesi’nden Aslı Barış’a röportaj veren saç sihirbazı Rossano Ferretti, Türkiye’de salon açmaya hazırlanıyor.

Dünyanın en pahalı kuaförüsünüz, bir saç kesimi 4 bin liradan başlıyor. Aylar süren bekleme listesini hesaba katmıyorum bile… Nedir sizi bu kadar özel yapan?

-Kadınların mutluluğu için çalışıyorum, ekibimi de buna göre eğitiyorum. Hiçbir kadın aynı tornadan çıkmış gibi görünmek istemez. ‘Saç trendleri’ gibi anlamsız kelimeler üretip herkese aynı kesimi, aynı rengi uyguluyor kuaförler. Bu saçmalık. Herkes aynı olabilir mi? Ben bir müşterime baktığımda önce vücudunu incelerim, onun bedeniyle uyumlu, birlikte hareket eden kesim yaparım. 90’larda herkesin saçı bob kesimdi. Nefret ederim kısa saçtan. O dönem “Bunu nasıl kırarım?” diye düşündüm. Saçın boyuyla hiç oynamadan kısaltma tekniğini geliştirdim. Bu, bir tür devrimdi.

Nasıl gelişti bu teknik?

-Dönemin en büyük süper modelleriyle çekimdeydik. ‘Büyük Beşli’ diye anılan bu gruptan bir modelin saçını daha kesmiştim. Büyük sansasyon yaratmıştı ama ben huzursuzdum. Çekimden sonra oturup sabaha kadar düşündüm, en son sabah 5’te bu teknik kafamda şekillendi. Modelin kapısına dayandım “Saçını yeniden keseceğim” dedim. O da “Daha sabah olmadı, delirdin mi? Zaten yeni kestin herkes de beğendi, Git yat” dedi. Ama ikna ettim ve kestim. ‘Metot’ olarak anılan kesimi böyle geliştirdim.

Top modelin adını rica etsem?

-Asla isim vermem. Birbirinden ünlü müşterilerim var ve bana güvendikleri için geliyorlar, dedikodu yapmamı beklemeyin. Bu sadece onlara özel bir durum değil, benim dükkânıma gelen herkes benim için yıldız, herkese eşit muamele yapıyoruz.

Kate Middleton’ın da kuaförüsünüz, düğün saçını bile siz taradınız. Tamam, dedikodu yapmayalım ama biraz o günü anlatsanız…

-Bazıları Kate Middleton’ın saçının dünyanın en iyi saçı olduğunu söylüyor. Tabii ki gurur verici ama aslına bakarsanız pek de umurumda değil. Çünkü bir saçı iyi yapan şey, eşin dostun ya da tüm dünyanın düşünceleri değil. Kullanan mutluysa, işte o zaman güzel. Düşes mutlu, gerisi de önemli değil.

Bir kadına baktığınızda ilk önce saçları mı ilginizi çeker?

-İlk önce ayakkabılara ve gözlere bakarım. Bir kadının sadece gözlerine ve ayakkabılarına bakarak hakkında fikir edinebilirsiniz. Saçlara bakmam.

Madem bu kadar ilgisizsiniz neden saç tasarımcısı oldunuz?

-Dedem de annem de kuafördü. Parma’da küçük bir dükkânları vardı. Ben bu işi yapan üçüncü kuşağım. 14 yaşında başladım işe, 18’imde Armani defilesinde modellerin saçını yapıyordum. Saçta devrim yapıp kendi markamı yarattım. Şimdi dünyanın dört bir yanında 20 adet ‘Rossano Ferretti Hairspa’ var. Türkiye’de de bir yer açmayı düşünüyorum.

Türk kadınında sarışın olma saplantısı vardır, dikkatinizi çekti mi?

-Siz sadece şık ortamlardan bahsediyorsunuz, o da küçük bir kesim. Ben genele bakarım, en doğal hallerini incelerim. Daha henüz Türkiye’deki durum hakkında çıkarım yapacak vaktim olmadı ama gördüğüm kadarıyla herkes sarışın değil. Eğer öyleyse de bu kuaförlerin suçu.

‘Saç trendi yok’ diyorsunuz da dergi sayfalarında, blog’larda, reklam kampanyalarında onca şeyi boşuna mı takip ediyoruz? Geçen sene tüm kadınların saçını ‘ombre’ tarzı boyatması tesadüf müydü mesela?

-Böyle şeyler kadınları özel kılmaz, sıradanlaştırır. Herkes Jennifer Lopez’in saçını kendisine uygulamamı istiyordu mesela. Jennifer’ın saç tellerinin kalitesi, renginin teniyle uyumunu hesaplayıp ‘ona özel’ bir tarz yarattım. Siz bana gelseniz, ‘size özel’ bir şey yaparım. Beni özel yapan da bu zaten işte…

 

Kaynak: Hürriyet Gazetesi