Sebi Bebi’nin vazgeçemediği, “Saç trendlerine inanmıyorum” diyen Mia Kuaförün sahibi Selim Sirkeci ile saçlar ve kuaförlük üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

sebibebi-mia kuafor-selim sirkeci

Mesleğe ne zaman başladınız?

Benim annem ve babam Ankara’da kuafördü, dolayısıyla mesleğe ne zaman başladığımı hatırlamıyorum. Üniversite için İstanbul’a geldiğimde kuaförlük yapmayı kesinlikle düşünmüyordum. Elektronik eğitimi aldım ama eşimle de tanıştıktan sonra 2006 yılında İstanbul’da salon açmaya karar verdim.

Sebibebi’nin saçları çok açık… Saçlarına ne tür işlemler yaptığınızı hangi ürünleri kullandığınızı anlatır mısınız?

İlk tanıştığımızda açık renk bir saç istediğini konuşmuştuk. Bu işlemi en az hasarla ve nasıl bir ton yapacağımızın planlamasını yaptık. Beyaz tenli ve mavi cilt altı tonuna sahip olduğu için ve beyazları da olduğu için küllü tonda bir sarı ile açıcı kullanmadan saçı açabildiğimiz kadar açtık öncelikle… 5-6 ay çok düzenli geldi ve düzenli dip boyamızı yaptık. Süre aksatma olmaması ve boyama periyotları çok önemli bizim için. 20-25 gün olan boyama periyodu 30-35 güne çıktığı zaman dip boyayı tutturmakta zorluk yaşıyoruz. Sonra aralara 5-6 ayda bir platin tonlarda bebek sarısı tonlarında balyajlar attım. Saçın yıpranmasının önüne geçme sebebimiz istikrardı. Saçının tonunu sürekli değiştirmek istemedi. Çok sık renk değiştirildiğinde bu avantajlardan faydalanamıyoruz. Saçlarını bu tonlarda açmak isteyenler kesinlikle kuaförlerinden yardım alsınlar, evde saç boyayarak sağlıklı bir şekilde bu tonları yakalamak pek mümkün değildir.

Siz kadınların kendilerine uygun saç rengini ve modelini seçmeleri için neler tavsiye edersiniz?

Özellikle internette Sebibebi gibi blogger’ları mutlaka takip etsinler. Kadınların yaptırmak istediklerini bilmesi, bilgi sahibi olması bizim için avantajlı oluyor. Bizim en korktuğumuz müşteri profili ne istediğini bilmeyen müşteri profilidir. Fakat internet kullanımı arttıkça müşterinin ne istediğini bilerek gelme oranı da arttı. Bilerek gelen müşteriyle anlaşmak, uzlaşmak ve orta yolu bulmak çok daha kolay…

Bu yılın saç trendleri nelerdir?

Ben bir kuaför olarak saç trendlerine kesinlikle inanmıyorum. Çünkü herkesin yüz şekli ten rengi farklıdır. Bu sene bakırlar moda dediğinizde bakır her kadına yakışmayabilir. Birkaç senedir daha doğallık ve natürel saçlara eğilim var ama aynı renkler aslında senelerdir var. Son birkaç yıldır bal sarıları, bal kahveleri, Türk kahvesi gibi natürel kahveler ve soğuk ya da gri kestanelerin üzerine ombreler ve gri ombreler var. Son birkaç aydır pembeler maviler çok renkli saçlar var.

Kuaföre gelen kadınlar kuaförüyle iyi iletişim kurmak için ne yapsın?

Öncelikle araştırsın, interneti de kullansın, kararını versin fakat verdiği karar hakkında kuaförünün fikrini yabana atmasın. Ortak bir karar alsın. Özellikle düzenli gittiği kuaförse saçın zamanını da bildiği için -çünkü bazı saçlar daha tazedir, bazı saçlar yıllanmıştır kuaförü bunu bilir- onu doğru şekilde yönlendirir.

Siz meslektaşlarınıza müşterileriyle daha iyi iletişim kurmaları için neler önerirsiniz?

İnsan ilişkilerinin mesleği yoktur. İnsan ilişkilerini geliştiren bir garson da, terzi de çok başarılı olur. Kuaförlerin kendisini sadece kuaför dünyasıyla kısıtlamaması lazım… Kitap okuması, sosyal faaliyetlerin içinde olması, sivil toplum örgütlerinin içinde olması lazım… Kendi haklarını geliştirebileceği mesleki derneklerinin içinde mücadelesini vermesi lazım… Ben 20 yıl kuaförlük yapıp bir gün bile izin yapmayan kuaförler biliyorum. Haftanın 7 günü, yılbaşı, bayramlarda hep çalışan kuaförler var. Kuaförler genelde dükkânda olmadıkları günü kendilerine zarar hanesine yazıyor. Bu kişilerin yenilikleri takip etme şansı yok, sadece internet te yeterli değil… Bazı şeyleri gidip görmek lazım… Ayda en az 2 ya da 3 firma eğitim veriyor. Takip etmek, katılmak çok kolay artık… Firmalar eskiden ürünümü almadığın için eğitimime katılamazsın diyorlardı artık böyle bir şey de yok. Anadolu’daki kuaförler için daha zor ama bu eğitimlere katılmak onlara faydalı olacaktır. Özellikle işletme sahiplerinin gerekirse haftada birkaç gün dükkânlarını güvendikleri elemanlarına emanet ederek kendilerine vakit ayırması, yenilikleri takip etmesi ve sadece kasiyerlikten çıkmaları kendileri için yararlı olacaktır. Bazı kuaför işletmecileri kasiyerlik yapmaktan artık fön bile çekemez hale gelmişlerdir. Ben 50 yıllık bir usta gördüğüm zaman onun 50 yıl önceki saçı da yapmasını isterim ama geçen ay Cannes Film Festivali’nde gördüğü bir saçı da yapmasını isterim. Kuaför böyle olmalı…. Ben eski kuaförüm yeniyi yapamam ya da ben yeni kuaförüm eskiyi yapamam; her ikisini de anlayamıyorum. Artık tüm görseller önümüzde, kuaförler çok az bir zahmetle dünyadaki tüm yeniliklere ulaşabilir.

Takip ettiğiniz dünyaca ünlü kuaförler ya da kaynaklar var mıdır?

Martin Parsons’un topuzlarını ve Guy Tang’i çok severek takip ediyorum.

Müşterilerinize saç bakımı için önerdiğiniz ürünler nelerdir?

Chi markasının ürünlerinden ve Alman Goldwell markasının özellikle dökülme üzerine olan ürünlerinden çok memnunum. Bonecure ürünleri ve Nashi Argan Yağı da önerilerimiz arasında…

Eklemek istedikleriniz var mı?

Ben özellikle iyi saç için milyonlar harcama ön yargısının kırılmasını istiyorum. Bugün hemen hemen bütün kuaförlerde aşağı yukarı aynı ürünler kullanılıyor. Lüks kuaföre gidenler o kuaförlerin ödediği yüksek kiraların bedelini ödüyor. Yurt dışına kesime gidip 3.000 -4.000 $ ödeyenler var. Kesimin bir aritmetiği var ve bu aritmetiği çözmüş yüzlerce kuaför var Türkiye’de…